Tarih: 28.05.2020 00:05

YILMA DURAK LANET OKUDU

Facebook Twitter Linked-in

 

Babam Hüseyin Durak, amcam ve Hasan Durak ve dayım Faruk Tekin Sarıkamış Askeri Lisesinde okuyorlardı. İstiklal Mahkemelerinde yargılanan Kazım Karabekir Paşa’ya bağlı olma ihtimallerine karşı son sınıfta okuyan diğer öğrencilerle beraber okuldan atılmışlardır. Bu dönemde, dayım İstanbul’a, amcam Adana’ya, babam ise Giresun’a gitmiş ve Yeşil Giresun Matbaasında çalışmaya başlamıştır. Burada Matbaacılığı öğrenen babam 1948 yılında Erzurum’a dönerek Cami-i Kebir Mahallesi Memişağa Çıkmaz Sokağında, daha önce ahır olarak kullanılmış olan metruk bir yapıyı, Petek Matbaasına dönüştürmüştür. Bir sahifesi Ermenice, bir sahifesi Osmanlıca çıkarılan Enver-i Şarkiye Gazetesinden kalma Rus yapımı, volantı elle çevrilerek çalıştırılan Tipo Makineyi tamir ederek Petek Matbaasına kazandırmıştır. Matbaamızın ilk çıkardığı yayın olan Demokrat Doğu Gazetesi, Erzurum’da kültür, sanat ve siyaset hayatına dair yeni ufuklar açmıştır. Yüz Para İkibuçuk Kuruşa satılan gazete, olağanüstü engellere rağmen, sadece Erzurum’da değil, İstanbul’da da ciddi bir okuyucu kitlesine ulaşmayı başarmıştır. 

Fakat, 27 Mayıs askeri darbesi ile gazetenin yayımlanması Sıkı Yönetim Komutanlığının izni ile yapılmaya başlanmıştır. Gazete, Merkez Komutanlığına götürülen taslağının onay alması durumunda basılıp satışa sunulabiliyordu. Hatta, matbaamızı denetim ile görevlendirilmiş bir devlet memuru bulunması şartıyla yayımlanmasına müsaade edilmiştir. 

O dönemde Demokrat Partinin ileri gelenleri derdest edilerek Sivas toplama kamplarına gönderilmekteydi. Babam, Erzurum’da geniş bir kesim tarafından sevilmekteydi. Emniyet görevlilerinden birinin gelip babamın da  Sivas’a gönderileceğini ve bu konuda tedbir alması gerektiğini söylemesi üzerine o gece Babamı Trabzon’a gönderdik. Böylece ilerlemiş astım hastası olan babamı bir badireden kurtarabildik.
Maalesef maddi bakımdan baskı altında tutmak maksadıyla, o güne kadar uygulanmayan “Sabit Makine Vergisi” adı altında bir vergi kalemi icat ettiler. Bu baskılara dayanamadığımız için Matbaamızı satmak mecburiyetinde kaldık. 

Aynı 1980 yılının yüz karası 12 Eylül gibi tüm ihtilaller, Ülkemizin adım adım geriye gitmesine sebep olmasının yanı sıra milletimizle birlikte ailemize büyük acılar yaşatmıştır. 

Her daim Amerikan kuklası olan cuntacı zihniyeti tüm benliğimle lanetliyorum.

Ayrıca 27 Mayıs 1980 günü hain bir saldırı sonucu rahmeti Rahmana kavuşan Gün Sazak ağabeyime Yüce Rabbimden rahmet diliyorum. 

Saygılarımla
Yılma Durak




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —