Son veriler, toplumun yaklaşık yüzde 80'inin borç riski altında olduğunu, vatandaşın geçinebilmek için kredi kartının yanı sıra eş, dost ve esnafa kadar uzanan bir borç ağına yöneldiğini ortaya koyuyor.
Araştırmalara göre hanelerin yarıdan fazlası borçlu durumda. Borçlu haneler içinde vadesi geçmiş borcu olanların oranı ise yüzde 45-49 bandında seyrediyor. Kredi kartı borcunu yalnızca asgari tutarla ödeyebilenlerin oranının yüzde 38'i aşması, hiç ödeme yapamayanların da dikkat çekici seviyelere ulaşması, nakit akışındaki daralmayı gözler önüne seriyor.
OWL Intelligence LTD tarafından yapılan Finansal İyilik Hali Monitörü araştırmasına göre vatandaşların önemli bir bölümü resmi borçların dışında da yük altında. Ay sonunu getiremeyenlerin bir kısmı aile ve arkadaşlarından, bir kısmı ise bakkal ve esnaftan borç alarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Uzmanlar, bu durumun istatistiklere tam yansımayan "gizli borçluluk" riskini büyüttüğüne dikkat çekiyor.
Borç baskısı özellikle kalabalık hanelerde daha da artarken, temel harcamaların kısılması artık yaygın bir tercih haline geliyor. Önümüzdeki dönemde yeni borçlanma ihtimalinin yükselmesi, ekonomik sıkışmanın süreceğine işaret ediyor.