CERABLUS OPERASYONU VE SURİYE
CERABLUS OPERASYONU VE SURİYE
Tarih: 26.9.2016 23:32:37
Yılma Durak

 

 

"Fırat Kalkanı Operasyonu" ile hiçbir iç ve dış aktörün ve onların yasa dışı yapılanmalarının aziz Türk milletimizin fertlerinden oluşan Ordumuzun gücünü azaltmayacağına tüm dünya şahit olmuştur. Bu vesile ile vatan savunmasında can vermiş, kan vermiş şehitlerimize Allah´tan rahmet ; gazilerimize acil şifalar diliyorum.

3 yıl önce Arap Baharına, Türkiye´nin yakın komşuları ile olan münasebetlerine ve Türkiye´nin dış politikadaki stratejilerinin daha sağlam adımlara temel olması gerekliliğine değinmiştim. 

O zaman dikkat çektiğim konu ve analizlerim halen geçerlidir.

"Suriye´deki iktidarın sahipleri olan Nusayriler, geçmişte ülkenin en fakir, en eğitimsiz ve azınlıkta olan etnik bir topluluğu iken; Suriye´ye hâkim olabilmeleri için Fransız işgal gücüne öncülük ve uşaklık etmişlerdir. Böylelikle Fransızlar da Nusayrilerin bu hizmetine karşılık, orduya hâkim olmalarını ve ticarette başarılı olmalarını sağlamış; eğitimli bir topluluk haline gelmeleri için onlara yardım etmişlerdir. 

Hafız Esad iktidarı ele geçirdikten sonra "İhvan-ı Müslimin" yani Müslüman kardeşlerin Suriye´deki hâkim yapılarına son vermişlerdir. Müslüman kardeşler Suriye ordusundan, Suriye istihbarat teşkilatından uzaklaştırılmış ve Suriye´deki ticari hayatları sona erdirilmiştir. Bunun sonucunda azınlıkta olan Nusayriler Hafız Esad iktidarıyla mutlak bir güç haline gelmişlerdir. Müslüman kardeşler büyük bir katliama uğramışlardır. Hama ve Humus neredeyse topyekûn yok edilmiş, 25.000 kişi yaşlı, ihtiyar, çoluk-çocuk demeden katledilmişlerdir. 

Bu zulümlerden dolayı, Beşar Esad istese bile iktidarı bırakamaz; kendisine yapılan demokratik çağrılara cevap veremez. Öncelikle buna Suriye istihbarat teşkilatının başındaki kardeşi müsaade etmez. Ayrıca hiçbir Nusayri elde ettikleri bugünkü iktidarlarını terk edemez. Yani Suriye´deki sona ermesi güç gözüken bu iç savaşın adı aslında "Egemenlik Mücadelesi"dir.

Dış politika uzmanlarımız bu tarihi gerçeği maalesef iyi analiz edememişlerdir. Hâlbuki Beşar Esad ile Türkiye hükümetinin ilk münasebetlerinde, Suriye neredeyse Türkiye´ye her bakımdan teslim olmuş görünüyordu. Hatta ortak kabine toplantıları, ortak askeri eğitimler, ortak ticari projeler uygulanmaya başlanmıştı. Bu dönem içinde Türk hükümeti, bugün gelinen Suriye gerçeğinden habersiz mi idi ki; o gün İhvan-ı Müslimin ile Nusayri arasındaki münasebete köprü olmayı ya da iki topluluk arasında barışı sağlamayı düşünememiştir?

Peki, niçin düşünememiştir? Acaba orta doğuda Şia nüfusunu kırmak için Amerika´nın teklif ettiği Sünnicilik programını uygulamayı mı uygun görmüştür? Ayrıca Amerika´nın amaçlarından biri olan İran´ın bölgesel güç olmasını engellemek için mi Amerika´nın dediğini yapmaktadır? Arap baharının arka bahçesinde oynanan Siyonist Amerikan kokuşmuşluğunu artık hükümet ve dış politika planlayıcıları fark etmelidir. 

Bilinmelidir ki Suriye´ye her hangi askeri bir müdahale yapılmadıkça Nusayri iktidarına son vermek mümkün olmayacaktır. Ne yazık ki adım adım Türkiye, bu sonu meçhul ve karanlık koridora sokulmak üzeredir. Amerika, bazı olayları büyüterek uluslar arası servisler aracılığı ile güya Suriye´deki kanın dökülmemesi ve demokrasinin yerleşmesi bahanesini kullanarak, Türkiye´nin Suriye´yi işgal etmesi için sanal gerekçeler hazırlamaktadır.

Ayrıca köşeye sıkışan Beşar Esad, Kürtleri Türkiye´ye karşı tahrik ederek, provokatif olaylara zemin hazırlamaktadır. Türkiye´nin güneyinde yeni bir "Kandil trajedisi" felaketi daha oluşturulmak istenmektedir. %6 nüfus oranı ile Suriyeli Kürtler, İran´da, Irak´da, Türkiye´de yaşayan Kürtlerden daha entelektüel yapıya sahiptirler. Avrupa´da yayınlanan birçok dergi ve gazeteyi çıkararak uluslar arası platformlarda ciddi bir temsil gücüne ulaşmışlardır. Maalesef uyuyan bu yılan uyandırılarak, büyük Kürdistan´ın noksan kalan parçası böylece tamamlanmak istenmektedir. 50 ya da 100 yılda bugünkü konumuna ancak ulaşması mümkün olan PKK, 8 yıl içerisinde bağımsız devlet iddiası ile ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Suriye´deki Kürtlerin bu sürece dâhil olması ile tehdit, olağan üstü konumuna ulaştırılmıştır."

Ancak, yine ortadoğudaki Şia kuşatması karşısında Irak ve Şam´ı içine alan ve Sünni  devlet tahriki yapılarak eli kanlı IŞİD belâsı oluşturulmuştur.

Güya bir "iman" hareketi cazibesi etrafında tanzim edilen bu belânın yokedilmesi kolay olmayacaktır. Kürt-Amerikan ittifakına kapı aralayan bu belâ, PYD´nin güç kazanmasına da vesile olmuştur.

Anahtar Kelimeler: CERABLUS, OPERASYONU, SURİYE
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
TARİH DOĞRULARI SÖYLER!.. (30 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
BİZE ULAŞIN!

/resimler/2015-3/27/0251129723971.jpg

Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Erzurum Hava Durumu
Bugün
Güneşli
-10°
-23°
Salı
Parçalı bulutlu
-7°
-26°
Çarşamba
Bulutlu
-3°
-19°
Perşembe
Kar yağışı
-5°
-12°
Erzurum için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:41 07:23 12:36 15:12 17:33 19:01